Sizi Hüsrana Uğratmayacak Detaylı Bitcoin Rehberi

Çoğu insan, Bitcoin’in konseptini ve işlemini anlamaz. Kapsamlı rehberimiz, kafanızı karıştırmadan veya sizi hüsrana uğratmadan, anlaşılması kolay tarzda konunun özüne inecek. Paylaş

Bitcoin’i duydunuz mu?

Bu noktada, Bitcoin hızla popülarite kazanırken ve medyada bitmek tükenmek bilmeksizin tartışıldığından dolayı bu hemen hemen retorik bir soru. Yine de, bu, herkesin ne olduğunu anladığı anlamına gelmiyor.

Aslında, daha çok altında yatan teknolojinin doğası nedeniyle çoğu insan anlamamıştır, ve bu gerçekten göz korkutucu olabilir

Bu rehberdeki amacımız, blokzincir ve Bitcoin ile ilgili kavramların özünü, kavraması kolay tarzda açıklamaktır. Bu, uzun bir rehber olacak, bu nedenle sindirilebilir bölümlere ayırdık.

Bitcoin ve blokzincir kavramı, çok sayıda özel terim içerir. Hızlı tanımlar, için bu terimler listesine başvurabilirsiniz.

1. Bitcoin Nasıl Çıktı

A. Bitcoin’i Kim İcat Etti?

Bitcoin, Satoshi Nakamoto takma adıyla, ismi bilinmeyen birisi tarafından icat edildi. Ekim 2008’de, bir belge yayınladı ve kriptografi topluluğu içerisinde dağıttı.

2009’da, Nakamoto, Bitcoin yazılımı için kodu tamamladı ve aynı zamanda açık kaynak topluluğundan diğer insanları, buna katılması için davet etti.

3 Ocak 2009’da ilk bloğu kendisi çıkarttı. Bitcoin adreslerinin halka açık kayıtlarına göre şu anda 19 Milyar $’dan fazla değerde Bitcoine sahiptir – bu onu, dünyanın en zengin 44. kişisi yapmaktadır.

Fakat kimse, Satoshi Nakamoto’nun gerçekten kim olduğunu bilmiyor. Gazeteciler tarafından çok sayıda araştırma vardır ve çeşitli öğrenci veya ünlü olduğuna dair spekülasyon yapılmaktadır, ancak henüz hiçbir şey ispatlanmamıştır. Saçma gelebilir ama bazıları Satoshi Nakamoto’nun gelecekten zaman yolcusu olduğunu dahi iddia etmiştir.

Tartışılmayacak şey ise, Bitcoin’i icat ederek, Satoshi Nakamoto, geleneksel para biriminin kullanılmasıyla ortaya çıkan çok sayıda problemi çözerek, para kavramında devrim yapmıştır.

B. Geleneksel Para Biriminin Problemi

Hepimiz, ATM’den nasıl para çekileceğini ve bir paket sakızın nasıl satın alınacağını biliriz. Fakat, bu işlemlerin nasıl çalıştığını kaçımız gerçekten biliyor? Neden herkes bir değeri olan bu yuvarlak metal şeyleri ve kâğıt şeritleri kabul ediyor?

Pekâlâ; geleneksel olarak, para birimi, altın gibi bazı fiziksel emtialara bağlıdır. Bu yüzden, mesela, 1900 yılında, altının ons’u 20.67 $’dı. Bu şu anlama geliyor; ABD hükümetinin eğer rezervlerinde bunun karşılığı bir ons altını varsa, sadece 20.67 $ değerinde para basmasına izin verilmiştir. Bu ayrıca, ABD parasını elinde bulunduran herhangi biri hükümete gidebilir ve eşdeğeri altın ile değiştirebilir anlamına gelir.

ABD’de bu sistem 1971 yılında, Amerikan dolarının fiat-para – manası, gerçek değeri yok – olmasıyla sona erdi. Son yıllarda, bütün dünyanın başlıca para birimleri fiat sistemine dönüştürüldü.

Bu durumlarda, para biriminin değeri arz ve talep ile belirlenmekte ve insanların ekonomiye güvenleri ile sürdürülmektedir. Bu, hükümetin, kredi kullanımı, likidite,ve faiz oranları gibi ekonominin çehresini kontrol ederek ekonomik istikrarı teşvik etmesini sağlarken, aynı zamanda hükümetin, hiper enflasyona neden olan fazla para basmasına neden olur.

Fiat para ile ilgili başka bir problem ise, sistemin merkezi olması nedeniyle çok fazla düzenlemeye ihtiyaç olmasıdır. Diğer bir deyişle, her işlemin, kredi kartı şirketi veya banka gibi finansal birim tarafından işlemin doğru yapıldığından emin olmak için kolaylaştırılmasına ihtiyaç vardır. Bu yüzden bankanıza ait olmayan bir ATM’ye gittiğinizde veya hesabınızdan arkadaşınıza para transferi yaptığınızda genellikle bir ücret ödersiniz.

Merkezi olmayan para birimiyle ilgili daha fazlasını bu makalede okuyabilirsiniz.

C. Merkezi Para Birimlerinin Problemini Bitcoin Çözmektedir

Bitcoin, fiat parasıyla ilgili problemleri çözmeyi hedeflemektedir.

Bitcoin kullanarak, herhangi birisine saniyeler içinde ve asgari işlem ücretiyle fon transferi yapabilirsiniz. Bu mümkündür çünkü, Bitcoin sistemi merkezi değildir.

Özünde, Bitcoin, bütün finansal işlemlerin kaydedildiği dağıtılmış merkezi olmayan bir ana defterdir. Bu ana defter, blokzincir olarak bilinen teknoloji üzerinden uygulanmıştır. Blokzincir üzerindeki her blok, bir dizi işlemi temsil eder. Yeterli işlem yapıldığında, blok tamamlanır ve değiştirilemez.

Bitcoin, halka açık bu ana defteri kullanarak, birçok problem çözmeyi amaçlamaktadır:

  1. Merkezsizleşme: Bitcoin’in en önemli özelliği merkezi olmamasıdır, yani, tek bir otorite veya kişi tarafından kontrol edilmemektedir. Yazılım kodu açık kaynaktır ve gönüllüler tarafından korunmaktadır. Sistem, dünya üzerine dağılmış açık bilgisayar ağı tarafından işletilmektedir. Katılmak isteyen herkes, beraber çalışabilir ve katılabilir.
  2. Anonimlik: Geleneksel finansal sistemlerin aksine, Bitcoin yazılımı, sizin gerçekte kim olduğunuzla ilgilenmez. Sizin kimliğiniz, Bitcoin adresinizdir. Sizin finansal işlem yapma kabiliyetiniz, hesabınızda yeterli fonun olup olmadığına bağlıdır.
  3. Değişmezlik: Bitcoin ağı ve temelindeki blokzincir sabittir. Bunun manası, bir kere işlem yapıldıktan sonra, tersine çevrilemez. Bu, bir kişiye para gönderildiğinde, kişinin bu parayı aldığını garanti eder. Birisi bunun, alıcıların korunmasına ihtiyaç duyulan e-ticaret için problemli bir durum olduğunu düşünebilir. Yine de, Bitcoin’de dahi bu durum, escrow sistemi ile çözülebilir.
  4. Sınırlı arz: Geleneksel fiat-paralarında, merkez bankaları tarafından istenildiği kadar para basılabildiğinden, sınırsız arz vardır. Bununla birlikte üretilebilecek Bitcoin sayısında, 21 milyon gibi bir sınırlama vardır. Para biriminin değeri talep ve insanların onda algıladıkları menfaat ile belirlenmektedir.

Şimdi, Bitcoin’in altındaki teknolojinin nasıl çalıştığını anlamak için derinlemesine bir bakalım. Bunu yapmak için, merkezi olmayan para birimi sisteminin inşası ile ilgili problemlere bakacağız.

2. Bitcoin Protokolü

A. Bitcoin, Kullanıcıları Sayısal İmza ile Onaylar

İşlem için bir bankaya gittiğinizde, kendinizi doğrulamanıza gerek vardır. Bunu, sürücü ehliyetiniz, sosyal güvenlik kartınız veya ıslak imzanız ile yapabilirsiniz. Her durumda, bu işlemlerin hepsi, sahip olduğunuz parayı çekme veya transfer etme izninin size ait olduğunu kanıtlamak içindir. Eğer birisi sizin yerinize geçerse yakalanacaktır (umarız).

Yukarıda açıklandığı gibi, Bitcoin, herkesin işlemlerini kaydettiği halka açık ana defterden faydalanır. Fakat insanları, kendilerine menfaat sağlayacak hileli işlemler yapmak nasıl uzak tutar? Mesela, Bob, Alice’in kendisine para gönderdiğini basitçe deftere ekleyebilir.

Bunu engellemek için, tüm işlemler sayısal imza ile ağda yayınlanır.

Sayısal imza iki şeyi garanti eder:

  1. Mesajın, belirli kişi tarafından gönderildiğini.
  2. Mesajın kurcalanmadığını.

Sayısal imza, hash algoritması ve asimetrik kriptolama kullanılarak yaratılır.

Hashing, girişi, benzersiz aynı uzunlukta çıkışa, geri dönüşümsüz olarak çeviren algoritmanın kullanımıdır. Bitcoin tarafından kullanılan Hashing algoritması, SHA256’dır, bu demek oluyor ki çıkış – hash veya digest olarak bilinir – 256 ikili basamaktır (örnek; sıfırlar ve birler).

Hashing’i, giriş değerini çok hızlı olarak çıkış değerine dönüştüren bir matematik tekniği olarak düşünebilirsiniz. Bununla birlikte, bir çıkış değeri verildiğinde bu değere karşılık gelen giriş değerini bulmak pratik olarak imkânsızdır.

Mecazi olarak bunu canlandırmanın bir yolu, girişi un, şeker, yumurta vs. çıkışı da kek olarak düşünmektir. Algoritma ise, hammaddeleri nihai ürüne çeviren fırındır. Bir kere kek yaptıktan sonra bunu hammaddelerine geri ayırmak imkânsızdır. Ayrıca hammaddelerin tam olarak neler olduğunu ve her birinden ne kadar kullanıldığını belirlemek de imkânsızdır.

Sayısal imza yaratabilmek için, ağa yayınlanan mesajın öncelikle hash edilmesi gerekir. Sonra, hash’in kriptolanması gerekir.

Yukarıda bahsedildiği gibi, Bitcoin tarafından kullanılan kriptolama tipi, asimetrik kriptolama olarak bilinir – bu, açık ve özel olarak bilinen anahtarlardan faydalanan kriptolama tipidir.

Bunun çalışma şeklinde, her kişinin, birbirine karşılık gelen açık ve özel anahtarı vardır. Mesajı kriptolamak için hem açık, hem de özel anahtar kullanılabilirken kriptoyu çözmek için bir diğeri kullanılmalıdır. Diğer bir deyişle, açık anahtar ile kriptolama yaptıysanız özel anahtarla, özel anahtarla yaptıysanız açık anahtarla kriptoyu çözmek gerekir.

Özel anahtar, bir kişiye aittir ve hiç kimse buna erişemez. Tersine, açık anahtarınızı herkese verebilirsiniz. Diyelim ki Alice, Bob’a özel mesaj göndermek istiyor. Alice, mesajı Bob’un kendisine verdiği Bob’un açık anahtarı ile kriptolar. Çünkü, özel anahtarı sadece Bob’un kendisinde bulunmaktadır, ve bu mesajın kriptosunu sadece kendisi çözebilir. Eğer Bob, Alice’e özel mesaj göndermek isterse, mesajı Alice’in açık anahtarıyla kriptolar ve sadece Alice kendi özel anahtarını kullanarak bu mesajın kriptosunu çözer.

Bitcoin ile amaç, özel mesaj göndermek değildir – hatırlayın, ana defter halka açıktır. Yine de, asimetrik kriptolama, mesajın düşündüğünüz kişi tarafından gönderildiğinden ve başkası tarafından kurcalanmadığından emin olmanız amacına hizmet etmektedir.

Diyelim ki, Alice Bob’a bir Bitcoin göndermek istiyor. Bunu yapmak için ağda iki şey yapmalıdır:

  1. Mesaj (işlemin detaylarını içeren). İşlem, kriptolanmamıştır ve daha önceki işlemlere bağlantı içerir. Ayrıca, geçerli işlem değerlendirmesi için yeterli fonun olup olmadığını tespit etmeye yardımcı olacak giriş ve çıkış değerlerini içerir.
  2. Sayısal imza (örneğin, kendi özel anahtarıyla kriptolanmış hash’lenmiş bir mesaj)

Sonrasında Bob, işlemi şöyle onaylar:

  1. Mesaja hash algoritmasını uygulayarak. Bu onu Hash A ile bırakır.
  2. Alice’in açık anahtarını kullanarak Alice’in yarattığı sayısal imzanın kriptosunu çözerek. Bu onu Hasb B ile bırakır.

Her iki hash de aynı mesajdan çıkartıldığından, aynı olmaları gerekir. Eğer aynıysa, mesajın başkası tarafından kurcalanmadığını ispat eder. Ve, Bob, Alice’in açık anahtarını kullanarak mesajı çözebildiğinden ve Alice’in özel anahtarına sadece kendisi erişebileceğinden, mesajın ondan geldiğine emin olur.

B. Bitcoin Bilgileri Nasıl Depolar

Bitcoin gibi merkezi olmayan ağlarla ilgili diğer bir olası problem depolamadır.

Herkesin hesaplarını ve işlem geçmişini nerede depolayabiliriz?

Geleneksel merkezi sistemlerde, bankalar gibi finansal kuruluşların sahip olduğu ve koruduğu bütün verileri depolayan tahsis edilmiş sunucular vardır. Sözde, bu veriler yüksek derecede güvenli ve gizli olmasına rağmen, son yıllarda internet korsanlarının bu bilgilere eriştiği birçok olay olmuştur.

Bitcoin sisteminde, verileri kontrol eden tek bir kuruluş yoktur. Onun yerine, bütün bilgi halka açıktır.

Bitcoin bunu, uçbirimden uçbirime (peer to peer) dağıtılmış ağ kullanarak yapmaktadır. Veri, internet üzerinden bağlanmış düğüm (nodes) olarak bilinen binlerce katılımcı bilgisayara dağıtılmıştır. Her düğümün, eklenen her yeni işlemle (veya blokla), her zaman güncellenen ana deftere (veya blokzincir) erişimi vardır.

Bu işlemler Bitcoin protokolü diye bilinen kurallar dizisine uygun olarak gerçekleştirilmektedir.

C. İşlemler Nasıl Gerçekleştiriliyor

Alice’in Bob’a bir Bitcoin göndermek istediğini varsayalım.

Önce, Alice’in gerçekten en az bir Bitcoin’e sahip olduğunu doğrulamaya ihtiyacımız var. Blockchain ağında, kişilerin ne kadar para birimine sahip olduklarını görebileceğiniz tek kayıt sistemi yoktur. Bunun yerine, hesap bakiyesi, işlemler zinciri diye bilinen daha önceki bütün işlemlerin hesaplanmasından çıkartılmaktadır.

İlk defa Bitcoin yazılımını yüklediğinizde, işlemler listesinin tam kopyasını alırsınız (bu nedenle yükleme 24 saati bulabilmektedir). İşlemler zinciri elinizde olduğunda, Alice’in güncel hesap bakiyesini tespit etmek kolaydır.

Alice’in işlem yapmak için yeterli Bitcoin’e sahip olduğu doğrulandıktan sonraki adım, işlem mesajını yayınlamaktır. Bu mesaj, gönderici ve alıcı adreslerini, transfer edilecek miktarı ve gönderici tarafından yaratılan sayısal imzayı içerir. Halka açık yayınlandığında, ağdaki herhangi bir düğüm, mesajı aktarabilir ve yerine getirmek için alabilir.

Yerine getirilmeden önce, işlem, mempool olarak bilinen onaylanmamış işlemler havuzuna eklenir (örnek hafıza havuzu). Oradan, Bitcoin madencileri tarafından alınır.

Bitcoin madencileri, temel olarak işlemleri onaylayan aracılardır. (Bu aşağıda daha detaylı açıklanacaktır.) İşlem onaylandığında, madenci bunu en yeni bloğa ekler. Blok büyüklüğü sabittir, böylece belli bir sayıda işlemden sonra yeni blok yaratılmalıdır. Mevcut blok, bir önceki bloğa bağlanarak, blokzincir oluşturulur.

Fakat, en son bloğa bir sonrasında hangi işlemlerin ekleneceğine kim karar verecek?

Genel olarak, madenciler, istedikleri işlemi almakta veya bırakmakta serbesttir. Onları, sizinkini seçmelerine teşvik etmek için işlemin küçük bir kısmını onlara ödeyebilirsiniz. Madencilerin, blok ödülü olarak bilinen başka bir blok yapma teşviki olduğundan, bu yine de gerekli görülmemelidir.

Zincire yeni bir blok eklendiğinde, bunu veren madenci, yeni Bitcoin ile ödüllendirilir. Zaman içinde gerçek miktar değişir ve ağ büyüdükçe azalır. Blok ödülleri, sistemin yeni para basmasının doğal yoludur.

İşlem, blokzincir’in bir parçası haline geldiğinde resmen gerçekleşmiştir.

D. Bloklar Nasıl Onaylanır

Yukarıda yeni onaylanan işlemlerin bloklara nasıl eklendiğini ve daha sonra var olan blokzincir’e eklenmesini tartıştık. Fakat, yeni işlemlerin yasal olup olmadığını nereden bileceğiz?

Bunun için, madenciler iş kanıtını (proof-of-work) gerçekleştirmelidir.

Esasen, iş kanıtı, ana defterin en güvenilir sürümünün, en fazla hesaba dayalı işlerin işlendiği kavramıdır. İş kanıtı, yaratılması zor ve zaman alıcı ama onaylanması kolay ve çabuk veri gerektirir.

Bu, sayısal imza kısmında tartıştığımız konu, hashing tekniği kullanılarak yapılmaktadır. Tekrar baktığınızda, hash, sabit uzunlukta çıkış yaratabilmek için girişe algoritma uygulanarak yaratılır.

Burada, madenciler, bloklarını hâlihazırdaki blokzincir’e eklemek için matematiksel bir bulmaca çözmeliler ve bu bulmacayı çözmek biraz zaman alır. Özellikle, bu bulmaca, hash’te belli sayıda sıfır ile başlayan girişleri tahmin etmektir.

Nasıl çalışır:

Diyelim madenci blok’ta çalışıyor. Bu bloğun en tepesi, blokzincir’in son bloğunun hash’idir. Onun altında madencinin aldığı bütün işlemler vardır. Onun altına, madenci nonce denilen bir numara ekler. Sonrasında bütün bloğa hash algoritması uygular.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, amacı, belli sayıda sıfırlarla başlayan hash elde etmektir. Tekrar göz atarsanız, girişte küçük bir değişiklik olsa bile çıkışta tamamen farklı bir sonuç ortaya çıkar. Bu şu demektir; doğru sayıda sıfırları elde etmek için madencinin altta çok kesin bir sayıya ihtiyacı vardır. Bu nedenle madenci oraya hangi sayıyı koyacağını nasıl bilecektir?

Bilemez.

Seçeneği yoktur, ama doğru hash’i alana kadar rastgele farklı sayıları tahmin etmelidir. Hangi madenci bunu ilk önce yapmayı başarırsa, bloğunu blokzincir’e ekler.

Bitcoin protokolüne göre tüm bu süreç yaklaşık 10 dakika alır. Çünkü, farklı hesaplama gücünde sürekli yeni madenciler çıkmaktadır, gereken sıfırların sayısı periyodik olarak değişmektedir.

Bu süreç, sadece zincire yeni blok’ların eklenmesine olanak vermez. Ayrıca, bir başka çok önemli işlevi de yerine getirir – bu, güvenlik ve tüm sistemin entegrasyonunu garanti eder.

Bunu nasıl yapar?

Pekâlâ, her blok başlık olarak son bloğun hash’ini içerdiğinden herhangi bir işlemde bir karakter bile değiştirilse sadece o bloğun hash’inde değişiklikle kalmaz zincirdeki her münferit bloğa kadar uzanır.

Bu şu demektir; eğer birisi işlemi değiştirmek isterse, daha önce gelen tüm münferit blokları tekrar hesaplaması gerekir. Bu imkânsız ölçüde hesaplama gücü gerektirir. Bu durum, her yeni blok ilave edildiği zaman blockchain daha güvenli olur anlamına gelmektedir.

E. İş Kanıtı (Proof-of-Work) Çift Harcamayı Nasıl Engeller

Alice’in Bitcoin ödemelerini kabul eden online mağazası olduğunu farzedelim. Bob, Alice’in internet sitesine gelir ve bir iPhone siparişi verir. Eğer Bob ödeme seçeneği olarak Bitcoin’i seçerse, tabii ki Alice, iPhone’u göndermeden önce ödeme teyidini bekleyecektir.

Ama blokzincir’in çalışma yöntemi nedeniyle Bob, aynı imza ile iki işlem mesajı başlatarak Alice’i aldatmaya çalışabilir – birincisiyle parayı Alice’e gönderir ve diğeriyle başka adresten parayı kendisine gönderir.

Alice, parasının gönderildiği işlem mesajını gördüğünde ürünü gönderir. Bununla birlikte eğer kendisine para gönderdiği işlem yasal işlemden önce blokzincir’e girerse, bu işleme alınacak ve böylece Bob iPhone’nunu bedavaya alacaktır.

Alice akıllı olsaydı, işlem yayınlandıktan hemen sonra iPhone’u göndermez, bunun yerine blokzincir’de var olana kadar beklerdi.

Fakat gerçekte, bu bile yeterince iyi değildir.

Bunun nedeni, ara sıra, zincirde çatal yaratarak bir seferde birden fazla blok eklenir. Bu anda, bloğu bitiren bir sonraki madenci bloğu hangi kola ilave edeceğini seçebilir. Oldukça hızlı bir şekilde, bir kol diğerinden daha uzun hale gelir. Bu olduğunda, daha kısa kol bir kenara atılır ve üzerindeki tüm işlemler mempool’a geri döner.

Bu nedenle, işlemin tamamlandığını değerlendirmeden önce en az altı bloğun zincire ilave edilmesini beklemenizi tavsiye ederiz. Son olarak blokzincir’e eklenen işlemler, bazen sıcak işlemler olarak anılır.

Bunda, yine iş kanıtının, işlemleri nasıl güvenceye aldığını görebiliriz – örnek; daha fazla hesap işi yapma.

Ama diğer bir örneğe bakalım: Bob, iki kol yaratımını yönetiyorsa, bir kol yasal işlemi diğeri hileli olanı içerirken ne olur? Ve diğer madencilerin yasal olana ekledikleri oranı o hileli olana eklediğini varsayalım. Alice, yasal işlemin bulunduğu kolun büyüdüğünü gördüğünde yanlış güvenlik anlayışı onun iPhone’u göndermesine neden olur. Bununla birlikte, Bob yasal işlemini mempool’a geri göndererek zincirini daha uzun yapabilir. Çünkü, hileli işlem ile aynı imzaya sahiptir ve tekrar alınırsa geçersiz olarak değerlendirilir.

Bu enteresan bir örnektir ve teoride çalışabilir.

Fakat bu, gerçekte imkânsızdır.

Çünkü, çözmek ve blok eklemek için hesaplama gücü ve zaman gerekir. İnanılmaz güçlü işlemciyle bile bu numarayı yapmak için Bob, Bitcoin ağındaki CPU’ların yarısından fazlasını kontrol etmesi gerekecektir. Bu yüzden, bu kavram, bazen %51 atağı olarak anılır.

Gerçekte, yasal işlemin olduğu kol daha uzun olacak ve hileli işlem mempool’a geri gönderilecektir. Başka bir madenci tarafından alındığı zaman, imzanın yasal işlemde zaten kullanılması nedeniyle, geçersiz olarak değerlendirilecektir.

Tüm söylenenlere rağmen, Bob bir şekilde ağın kontrolünü kazanmayı başarsa bile, sistemi aldatmak için harcayacağı zaman ve kaynak buna değmez. Kurallara göre basit madencilik için çok Bitcoin ödeyecektir.

3. Bitcoin Nasıl Kullanılır

Bitcoin’i kullanabileceğiniz sayısız yol vardır, ama hepsi temel olarak aynı süreci kapsar. Bitcoin kullanmanın üç adımı vardır: Bitcoin edinme, cüzdanınızı yönetme ve ürün ve hizmetler için Bitcoin ticareti yapmak. Şimdi bu adımlara tek tek bakalım:

A. Bitcoin Edinme

Bitcoin madenciliğinin yanı sıra (Kısım 2’de tartıştığımız), basitçe Bitcoin satın alabilirsiniz. Bunu, online alım satım yoluyla yapabilir veya borsa dışı (OTC) işlemle yapabilirsiniz.

Borsa dışı işlemler, diğer kişiler ile yapılan alış verişlerdir – genel olarak pazarlığı yöneten komisyoncu aracılığıyla yapılır. Çok büyük miktarlarda Bitcoin satın almak isteyenler için tercih edilen yöntem budur (örneğin yüz binlerce veya milyonlarca dolar değerinde). Bunun sebebi, alım satım bürolarında böylesine büyük işlemleri gerçekleştirecek kadar likidite olmamasıdır.

Borsa dışı ticaretler alım satım büroları gibi düzenlenmemesine rağmen, saygın komisyoncular, sahtekârlık olmayacağını garanti edebilir. Çin merkezli Richfund, New York Genesis Global Trading ve Londra merkezli Bitstocks, bazı yüksek proflli komisyonculardır.

Sıradan Bitcoin kullanıcıları için, Coinbase, Coinmama veya itBit gibi aracı platformlar Bitcoin satın almak için en güvenli ve en kolay yoldur. Yabancı döviz ücretlerinden sakınmak için Bitcoin’I sıklıkla doğrudan yerel bankalarla entegre olmuş ülkenizdeki aracı platformlardan satın almanız en iyisidir.

Aracı platformlarda çok kolay gezinilebilir. İnternet sitesine gidin, kayıt talimatlarını takip edin ve hemen Bitcoin satın almaya başlayın.

Unutulmaması gereken, çoğu aracı platform, adınız, e-postanız ve telefon numaranız gibi kişisel bilgilerinize ihtiyaç duyacaktır. Eğer Bitcoin satın almak için kredi kartı kullanıyorsanız, veya işlemi banka havalesiyle yapıyorsanız, tabii ki bu bilgileri de alacaktır.

Eğer bir aracı platform kullanmayı seçerseniz, Bitcoin satın alma veya satma sürecindeki bu nokta, gerçek isminizi saklayabilmenizi kaybedebileceğiniz noktadır.

B. Cüzdanınızı Yönetme

Bitcoin ağı üzerinde, Bitcoin’e sahip olmanın basit olarak anlamı, adresiniz ve özel anahtarınızın olmasıdır. Yukarıda tartıştığımız gibi, bu özel anahtar, sayısal imzanızı kriptolamaya imkân sağlayacaktır.

Özel anahtar olmadan, Bitcoin’inize erişiminiz olmaz ve onun, sizin olduğunu ispat edecek yolunuz yoktur, bu nedenle onu, mümkün olduğunca güvenli bir yerde saklamalısınız.

Bir Bitcoin adresi yayınladığınız zaman özel bir anahtar alırsınız. Anahtar, 256-bit uzunluğunda aynı zamanda alfa numerik olarak da sunulabilen bir veridir. Mesela, insanlar bazen onu onaltılı (hexadecimal) formunda kullanır – manası, 0-9 veya A-F aralığında 64 karakter. En yaygın seçenek, 51 alfa numerik karakterden oluşan ve ilk karakteri her zaman 5 olan Cüzdan İndirme Formatı (WIF – Wallet Import Format) kullanmaktır.

WIF özel anahtarına bir örnek:

5KJvsngHeMpm884wtkJNzQGaCErckhHJBGFsvd3VyK5qMZXj3hS

Özel anahtarınızı kaybetmek, Bitcoin’inizi kaybetmek gibidir. Eğer özel anahtarınızı kaybederseniz, Bitcoin’inizi kurtaramazsınız. Benzer şekilde, birisi sizin özel anahtarınıza sahip olursa, o, sizin bütün Bitcoin’inizi çekebilir.

Bu durumda, özel anahtarınızı ve Bitcoin’lerinizi nasıl korursunuz?

Bir seçenek, Bitcoin’lerinizi çevrimdışı saklamaktır. Bitcoin’lerinizi ve özel anahtarınızı bir USB belleğe yüklemek, saldırganların ve internet korsanlarının bilgilerinizi çalmalarını engeller. Yine de, eğer bu belleği kaybederseniz veya eğer birisi fiziksel olarak bunu çalarsa, şansınız bitmiş demektir.

Başka bir seçenek, Bitcoin cüzdan sunan üçüncü kişi sağlayıcı veya müşteri ile Bitcoin’inizi saklamaktır. Bu tip yazılımlar, bütün Bitcoin işlemleriniz için adres ve anahtar eşlemelerini saklar.

Yine de, bugünlerde kripto alım-satımları hedef alan saldırıların artması, anahtarlarınızı bunlarla saklamanızı biraz güvensizleştirmiştir. Tavsiye edeceğimiz yaklaşım, anahtarlarınızı çevrimdışı saklamanızdır.

C. Bitcoin Kullanarak İşlem Yapmak

Bitcoin kullanarak işlem yapmak çok kolaydır. Eğer para göndermek istediğiniz belli bir kişi varsa, Bitcoin kullanıcınıza girmek için, onun sadece Bitcoin adresine ihtiyacınız vardır. Eğer, para göndereceğiniz kişi sizinle aynı kullanıcıyı kullanıyor ise, hesapları bağlaması için genelde sadece e-posta adresini girmeye ihtiyacınız vardır.

Bitcoin kabul eden online işletmeler çoğunlukla ekrana tıklayabileceğiniz bir düğme koyar, bastığınızda cüzdanınız otomatik olarak gelir ve ödemenizi oradan yapmanıza olanak verir. Mobil cihazlara yüklenen cüzdanlar için ise genellikle telefonunuzla okutabileceğiniz bir QR kodu sağlanır.

4. Kriptoparadan Nasıl Para Kazanılır

Blockchain teknolojisi, tamamen yenidir ve üzerinden para kazanmak için birçok fırsat vardır. Bunu yapabilmeniz için temel olarak iki yol vardır – madencilik veya yatırım.

A. Madenci Olmak

Madencilik, yavaştır ancak, Bitcoin ve diğer kriptoparalar’dan para kazanmanın en güvenli metodudur. Hatırlayacağınız gibi, madenciler, ödül için işlemleri onaylayan ağdaki kişilerdir. Bitcoin durumunda, iki tip ödül vardır – biri, yeni blok eklendiği için alınan, diğeri belli bir işlem alındığında alınandır.

Farklı kriptoparaların, madencilere ödemeleri için farklı metotları vardır; bazıları sadece işlem ücreti öderken bazıları diğer araçları kullanmalarını teşvik eder.

Ağa, CPU bağışlayarak madencilik sürecine katılabilirsiniz. Çünkü, CPU elektriğe ihtiyaç duyar, madencilikten kazanacağınız paranın, maruz kalacağınız masrafları ne kadar karşıladığını mukayese etmeniz önemlidir. Bu, hangi ülkede olduğunuza ve o ülkede elektrik fiyatlarının ne kadar olduğuna bağlıdır. Çin’de elektrik ücretlerinin aşırı ucuz olması, madenci ağının büyük bir kısmının neden orada bulunduğunun sebebidir.

Hesabınıza dahil edeceğiniz diğer hususlar, donanımınızın hash gücü ve güncel Bitcoin fiyatlarıdır.

Daha ciddi madencilere, blokları çözmek için madencilere daha fazla şans veren yüksek hash oranlarına sahip özel donanımlar vardır. ASIC (Application Specific Integrated Circuit – Uygulamaya Özgül Tümleşik Devre), bu cihazlara verilen genel addır. ASIC kombinasyonu ve ucuz elektrik enerjisiyle, madencilik işine girmeyi karlı bulabilirsiniz. Bireysel madenci ya da CPU’yu paylaşan madenci grubunun parçası olabilirsiniz.

İkincisi madencilik havuzu olarak bilinir ve çok fazla donanımı olmayanlar için iyi fikirdir. Madencilik havuzunda, kişilere, katkıda bulundukları CPU güç miktarı oranında ödeme yapılır. Bitcoin madenciliği için en iyi bilinen havuzlar aşağıda verilmiştir:

  1. Bitfury – Gürcistan merkezli
  2. BTC.com – Çin merkezli
  3. Slush – Çek Cumhuriyeti merkezli

Diğer kriptoparalar için, hangi havuzların katılmaya değer olduğunu araştırmaya ihtiyacınız olacaktır. Genel olarak, para birimi, ilgi görmeye başlamasıyla birlikte havuzlar yaratılır.

B. Kriptoparaya Yatırım

Doğrudan yatırım, kolaydır ama kriptoparalardan para kazanmanın riskli yoludur. Eğer madencilik yapmak için zamanınız veya kaynağınız yoksa kriptoparanızı kolayca aracı platformundan satın alabilirsiniz. Geçtiğimiz beş yılda Bitcoin şaşırtıcı getiriler sağlamış ve her çeşit yatırımcının dikkatini çekmiştir.

Kriptoparayı istediğiniz zaman alabilirken kar (ve zarar) fırsatının en yüksek olduğu özel bir zaman dilimi vardır. Bu ICO (Initial Coin Offering – İlk Para Teklifi) sırasındadır. Öz sermaye yatırımına aşina olanlar için bunun IPO (Initial Public Offering – İlk Halka Arz) ile benzer olduğunu söyleyebiliriz.

ICO, kripto paraların dünyaya ilk tanıtıldığı ve henüz değeri belirlenmemiş etkinliklerdir. O anda, potansiyel yatırımcılar, projeye bir değer biçerler ve buna yatırım yapıp yapmamaya karar verirler. Eğer proje uygulanır ve ilgi görmeye başlarsa para birimlerinin değeri yükselir, onlara para yatıranlar kar ederler.

Şimdi, insanların Bitcoin alıp daha sonra şok oldukları bazı enteresan hikâyelere bakalım.

  1. 2009’da, kriptolama araştırması yapan Norveç’li bir öğrenci, yaklaşık 27 $’a 5,000 BTC aldı ve bunu tamamen unuttu. Dört sene sonra medya Bitcoin’i ilgi odağı haline getirdiğinde Bitcoin satın aldığını hatırladı ve 886,000 $’ın üzerinde bir değerde olduğunu görünce çok şaşırdı. Yarısını, Oslo’nun sosyetik alanında lüks bir ev almak için sattı ve geri kalanı bugünün kuruyla 28 milyon $ değerinde.
  2. 22 Mayıs 2010’da, bilgisayar programcısı Laszlo Hanyecz, Bitcoin kullanarak iki pizza satın aldı. O zamanlar 41 $ değerinde 10,000 BTC ödedi. Ama, güncel kurdan, şu anda o bitcoin’lerin değeri 67 milyon $’dan fazla ve bu, onları bugüne kadar satın alınmış en pahalı pizza yapmıştır. Bir mülakatta Lazslo, o zamana kadar Bitcoin’in hiç bir değeri olmadığı için, onunla bir şey satın alabileceğini gördüğünde heyecan duyduğunu belirtmiştir.
  3. Newport’tan IT mühendisi James Howell, 2009’da dizüstü bilgisayarını kullanarak Bitcoin madenciliğine başladı. 7,500’den fazla Bitcoin topladı ve sonra durdu. Daha sonra dizüstü bilgisayarını eBay’de sattı ama satmadan önce Bitcoin özel anahtarlarını depoladığı sabit diskini çıkardı. Sabit diski, Bitcoin’in değerinin yükseldiğinde satmayı ümit ederek çekmeceye koydu. Ama bir kaç yıl sonra, ev temizliği sırasında sabit disk yanlışlıkla atıldı. Bugünün kurlarıyla 85 milyon $’dan fazla değerdeki Bitcoin kayboldu. James, katı atık depolama alanında bir arama faaliyeti başlatmak istedi, ama bu, pahalı ve karmaşık bir işti – ancak çevresel kaygılar ve tehlikeli gazların sızma olasılığı nedeniyle faaliyet gerçekleştirilmedi.

Bitcoin değerindeki muazzam artışlarla ilgili bu hikâyelere rağmen yatırımcılarının aklından çıkarmaması gereken husus, kriptopara birimlerinin değeri çılgınca dalgalanma gösterebileceğidir. Örnek olarak, geçtiğimiz altı ayda Bitcoin, çarpıcı şekilde yükselmiş ve düşmüştür.

Genel olarak kriptoparalar oldukça dengesizdir. Bitcoin’in değeri geçmişte muazzam bir şekilde arttığından, bunun gelecekte de artacağının garantisi verilemez.

Kaybetmeyi göze alabileceğinizden daha fazla yatırım yapmamanızı tavsiye ederiz. Büyük kazançlar ümidiyle, zor kazandığınız paranın tamamını veya büyük bir kısmını yatırmayın. Şanslı olabilirsiniz, ama fiyat önemli ölçüde düşerse tamamını kaybetme riskine değmez. En güncel Bitcoin kurlarını Bitcoin calculator da görebilirsiniz.

5. Bitcoin Yasal mıdır?

Bitcoin’in artan popülerliği ile kriptopara birimleri, genel olarak hükümetlerin ve mali düzenleyici kurumların dikkatini çekti. Yasadışı olan sahte fiat para biriminin aksine çoğu ülkede Bitcoin’in kendisi yasaldır.

Bununla birlikte, Bitcoin’in anonim ve düzenlenmemiş doğası nedeniyle birçok hükümet, kullanımına kısıtlamalar koymuştur. Bazıları, Bitcoin ve diğer kriptopara birimlerinin, hükümetin mali kontrolü kaybetmesine neden olacağından endişelenmektedirler.

Çoğu ülkede kriptopara birimlerinin kullanımıyla ilgili net kanunlar yoktur, bu yüzden insanların onun durumuyla ilgili kafaları karışmaktadır. Bu nedenle, Bitcoin’in yasallığı ile ilgili ülkenizdeki kuralları kontrol edin ve bu kanunların değişebileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Cezayir, Kolombiya, Nepal, Bengaldeş ve diğer birçok ülkede Bitcoin’e sahip olmak tamamen yasa dışıdır. Bunun aksine, Amerika Birleşik Devletleri’nde sadece yasal değil, aynı zamanda CFTC (Commodity Futures Trading Commission – Vadeli Emtia İşlemleri Komisyonu) tarafından bir mal olarak ta kabul edilir. Vergilerle ilgili olarak, kurallar, herhangi bir varlıkla aynıdır.

Hindistan gibi çoğu ülkede, Bitcoin, hükümetin yasadışı olduğunu beyan etmediği ancak aleyhinde yayınladığı uyarılarla kullanımının caydırıldığı gri alana düşmektedir.

Belirtilmesine gerek olmayan tek şey, yasadışı olan eşya veya hizmetleri satın almak veya satmak için Bitcoin kullanmamanızdır. Fiat para birimi kullanılarak yapılan bir işlem türü yasal değil ise Bitcoin veya, bu konuda başka herhangi bir kripto para birimi kullanılarak yapılan da yasal değildir.

6. Bitcoin’in Karanlık Tarafı

Bitcoin’in tartıştığımız birçok avantajı olmasına rağmen aleyhindeki bazı hükümet uyarıları da tamamen asılsız değildir.

Bunun nedeni, Bitcoin’i çevreleyen bütün heyecan ve medya abartmasının avantajını elde etmeye çalışan suç öğeleri olmasıdır. Mesela, yatırımlarda astronomik geri dönüş vadeden Ponzi dalaveresini (saadet zinciri) başlatan siber suçlular vardır. İnsanlar, ancak paraları ortadan kaybolduktan sonra aldatıldıklarını anlarlar. Bu nedenle birçok hükümet, insanları şüpheci olmaya ve ihtiyatlı yatırım yapmaya teşvik eden farkındalık kampanyaları yapmaktadır.

Ayrıca kriptoparaların yanlış kullanıldığı birçok başka yol vardır:

  1. Bitcoin’in anonim olması ve para transferinin kolaylığı nedeniyle, terrorist gruplar, Bitcoin adreslerini kullanarak sosyal medya sitelerinde para toplamayı denemişlerdir. Bu geçmişte çok başarılı olmasa da teröristlerin bir noktada başarılı olamayacağının garantisi yoktur. Bununla birlikte, anonimliğin blokzincir ağı ile sınırlı olduğu dikkate almaya değerdir. Bitcoin başka bir para birimine çevrildiğinde kişinin kimliği ve işlemleri IP adresiniz üzerinden takip edilebilir. Ve blokzincir’deki her işlem halka açık olduğu için, fonların hareketini izlemek çok kolaydır.
  2. 12 Mayıs 2017’de, Wannacry saldırısı olarak bilinen devasa fidye yazılımı dünya çapında ortaya çıktı. Bu kötü amaçlı yazılım, mağdurların bilgisayarlarının kontrolünü ele geçirdi ve bunu bırakma karşılığında para istendi. Kullanılan fidye yazılımı, yeni olmasa da bu saldırının ayırt edici özelliklerinden biri de paranın Bitcoin olarak istenmesiydi. Bu olay tabii ki Bitcoin açısından çok kötü bir tanıtım oldu. Fidye yazılımlar ve kötü amaçlı yazılımlar hakkında bilgi için bu makaleye göz atın.
  3. İnsanların, Bitcoin’lerinin çalınması neden olan birçok online dolandırıcılık vardır. Tipik online bankacılıkta, şifre, iki faktörlü kimlik doğrulama, OTP, vs. gibi çok katmanlı koruma vardır. Ancak Bitcoin’de, birisinin cüzdanını tamamen boşaltmak için sadece özel anahtara sahip olması yeterlidir. Dolandırıcılar bu anahtarları, kişilerin bilgisayarından tuş kaydediciler, truva atı yoluyla hackleme ve e-dolandırıcılık saldırısıyla alır. Bu nedenle, Bitcoin cüzdanınızı, nakit paranız gibi olabildiğince tedbirli bir şekilde korumanız önemlidir. Başka bir dolandırıcılık türünün, bazı online satıcılar tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir: Bir ürünü büyük indirimle tanıtır ve ödeme olarak sadece Bitcoin kabul ederler. Alıcı ödediğinde, satıcı çok kalitesiz bir ürünü – veya daha da kötüsü hiçbir şey göndermez. Ve Bitcoin ödemeleri geri alınamaz olduğundan müracaat için bir seçenek yoktur.
  4. Başka bir dolandırıcılık kategorisi ICO‘yu içerir. Kriptopara piyasası oldukça düzensiz olduğundan bazı insanlar kasıtlı olarak sahte blokzincir projeleri başlatmaktadır. Çığır açacak bazı yenilikler vadederler ve yatırımcıları sermayeye katılmaları konusunda ikna ederler. Ama, sonrasında gerçekte projeyi geliştirmek yerine başarısız olduğunu açıklarlar ve yatırılan tüm parayı kendilerine alırlar. İflas açıklamasının kolay olması ve yatırımların her zaman kayıp potansiyeli içerdiğinden, bu projeleri destekleyenleri korumak için yapılacak çok az şey vardır. Pek çok yasal ICOlar da vardır, ancak bunlarla, dolandırıcılık konusu olanlar arasında ayırım yapmak zor olabilmektedir. Dolayısıyla, yeni bir blokzincir projesine yatırım yapmayı değerlendiriyorsanız cüzdanınızı açmadan önce ayrıntılı inceleme yapmanız önemlidir.

7. Blokzincir’in Diğer Uygulamaları

Bitcoin öncüdür ve blokzincir’in en büyük uygulaması olmaya devam etmektedir. Ancak o zamandan beri insanlar, sistemi kullanmanın çeşitli yollarını bulmuşlardır.

A. Kriptopara

İnsanların blokzincir kullanmasının bir yolu, Bitcoin’de farklılıklar yaratmaktır. Bunlar genellikle, daha iyi veya gelişmiş Bitcoin sürümleri olarak tanıtılır ve toplu olarak altcoin olarak bilinir. Başlıca altcoin’lerin bazıları şunlardır:

  1. Litecoin: Litecoin 2011’de başlatıldı ve Bitcoin sisteminden çok az farklıdır. Farklardan biri, blok yaratmak için daha az zaman almasıdır. Bitcoin’de 10 dakika olan blok yaratma süresine karşın Litecoin her 2.5 dakikada bir blok yaratır. Bu, işlemlerin daha hızlı onaylandığı anlamına gelir. Diğer bir fark, kullanılan hash algoritmasıdır. Bitcoin, iş kanıtı algoritması için SHA256 kullanırken Litecoin scrypt kullanır. Scrypt’in bir özelliği, bulmacayı daha hızlı çözmek için en uygun hale getirilmiş CPU ve GPU yaratma zorluğudur ve madenciler için sistemi daha adil yapmaktadır. Gerçi, bugün Litecoin madenciliğinde kullanılabilir ASICS’ler vardır.
  2. Zcash: Zcash, son zamanlarda 2016’da başlatıldı. Bitcoin gibi, dağıtılmış ana defter üzerinde güvenli işlemler sağlar. Bununla birlikte, Zcash, Bitcoin’den değişik olarak farklı iş kanıtı algoritması (zk-SNARK denilen) ve değişik gizlilik stratejisi kullanır. Bitcoin sisteminde, gönderici, alıcı ve transfer edilecek paranın hepsi halka açıktır, hâlbuki Zcash ile bunlar gizli ve korunmuş kalabilir. 2017 sonunda, şimdiden 1 milyar dolar piyasa değerini geçmiştir.
  3. Dogecoin: Dogecoin, bazı kriptopara çılgınlığı algılarına tepki olarak şaka amacıyla başlatıldı. Logosu, popüler Doge internet mem’inden bilinen köpeğin suratında duran paradır. Tamamen Bitcoin’in kopyasıdır ve öncelikle ciddiye alınmaması gerektiği için farklılık ve iyileştirme sunmaz. Başlangıçta değeri son derece düşüktü. Ancak değeri önemli ölçüde arttı ve ciddi yatırımcılar almaya başladı – son zamanlarda iki milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı. Yaratıcılar, alay etmek istedikleri şeyin istenilen şey haline gelmesinden mutsuz oldular, sonunda kendilerini projeden çıkardılar. Son olarak, Moolah denilen Dogecoin aracı platformunun sahibi Ryan Kennedy, dolandırıcılık nedeniyle tutuklanınca değeri ciddi şekilde düştü. Ancak, Ocak 2018’den başlayarak değeri tekrar yükselmeye başladı.

B. Para birimi olmayan uygulamalar

Yukarıda bahsedildiği gibi, blokzincir sistemi, kriptoparalardan daha fazlası için uygulanabilir. Kurgu esaslı milyarlarca dolar değerinde çok başka yeni fikirler vardır.

  1. Ethereum: Ethereum, uygulamaların para birimidir. Uygulamaların, merkezi bir sunucu olmadan çalışabilmesi için altyapı sağlar. Bitcoin gibi, internet üzerindeki node’lara bağlıdır. Bu durumda, node’lar, uygulamanın çalışması için gerekli CPU’yu sağlar. Suistimali engellemek ve düşük kalitedeki uygulamaları elemek için Ethereum, uygulamaların ether denilen para birimini harcamalarını gerektirir. Ethereum ağında geliştirilen kod, Ethereum sanal makina denen yazılım tarafından çalıştırılır. Geliştiriciler, uygulamayı geliştirmek için özel şartlar sağlandığı zaman otomatik olarak çalışan akıllı kontaklar kullanır. Mesela, bir akıllı kontak, ödeme alındığında otomatik olarak ürünü gönderebilir. Ethereum uygulamalarına DAP’lar denir (decentralized applications – dağıtılmış uygulamalar), ve şimdiye kadar yüzlercesi başarıyla başlatılmıştır. Örnekler, sayısal imzalarla ilgilenen uygulamalar, tahmin yazılımı, elektrikli araç şarj yönetimi ve online kumar siteleridir.
  2. Ripple: Bitcoin halk için tasarlanırken, Ripple, bankalar ve ödeme ağı içindir. Şu anda bankalar aracıların katılımını gerektiren SWIFT (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication) protokolünü kullanmaktadır. Bu, ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar genellikle işlemlerin gecikmesine yol açmaktadır. Ripple, finansal kurumların büyük maliyetler ödemeden gerçek zamanlı olarak transfer yapma, anlaşma, havale gönderme ve ödemeye imkan sağlar. Henüz resmi olarak kabul edilmemesine rağmen birçok banka deneme aşamasında Ripple kullanmaya başlamıştır. Ripple ve Bitcoin arasındaki önemli bir fark, herkesin ağa katılmasına izin verilmemesidir. Bilgisayarların kendilerini tanımlamaları ve katılmaları için izin almaları gerekmektedir. Bu anlamda, gerçekten dağıtılmış veya halka açık değildir.

Gördüğümüz gibi, Bitcoin’in bazı olumsuz yönleri vardır ve bunlar dikkate alınmalıdır. Ancak bu tamamen Bitcoin’den vazgeçmemiz gerektiği anlamına gelmez. Blokzincir, sayısız problem çözebilen gerçek bir yeniliktir. Bilgili olmak ve gereğine uygun kullanmak bize kalmaktadır.

 

Bu rehberi faydalı buldunuz mu? Eğer öyleyse, Facebook ve Twitter da arkadaşlarınız ve meslektaşlarınızla paylaşın.

Sizin için faydalı oldu mu? Paylaşın!
Share on Facebook
0
Tweet this
0
Share if you think Google does not know enough about you
0